Çekici Bir Kadının Kokusu – Suzy [allure RÖPORTAJI – Eylül 2016]

❤ 0
( Yüksek Kalite )

mkvqzk

"Uncontrollably Fond" dizisindeki No Eul’u izlerken "Architecture 101" filmindeki So Yeon ile arasında bir benzerlik hissettim. Bu iki karakterinde huzurlu bir yüz ifadesi var ama bunun yanı sıra onlar aşırı derecede reailst bir boyuta sahip. Bu rolleri senin için çekici kılan bu tür yönleri vardı, değil mi?

Ben canlandıracağım rolleri seçerken içgüdülerimi izlerim ve kalbim bana ne söylerse onu yaparım. Duruma uygun bir şekilde rolde bazı şeylerin değişmesini isterim ama sanki benim gibi görünen karakterlere kalbimin daha fazla gittiği doğru. Bu şey No Eul karakteri içinde geçerliydi.

No Eul’un şimdiye kadar ki en çok senin gibi görünen karakter olduğunu mu söylüyorsun?

Ne olursa olsun arkadaşlarım canlandırdığım karakterde kendi kişiliğimi buluyor. Canlandırdığım karakterden kendi kişiliğimi ayırmak tamamen mümkün olmuyor. No Eul, adalet duygusu ile taşarak parıldayan küçük bir kız. O, zorluklar yaşayarak değişti. Üstesinden gelmek için zor bir hayatı olsa da o bunu umursamıyormuş gibi davrandı ve hatta hayatı daha da kötüye gittiğinde bile serinkanlı birisine büründü. Onun bu tarafını göstermek istedim. No Eul, sözde kötü davranışın bir simgesiydi. Aslında o kötü birisi değildi ama öyle birisiymiş gibi görünmeye çalıştı. Böyle bir karakteri nasıl sevimli bir hale getirebilirim diye merak ettim ve kızgın olduğum zamanlardaki ses tonumu hatırlayarak ses tonumu değiştirmeyi düşündüm.

 

Oyunculuğun en zor yanları nelerdir?

Bu yanlardan bahsedersek en zoru, değişen duyguların çeşitliliğini arttırmanın oldukça zor olduğunu söyleyebilirim. Aegyo yapıyor ve sevimli görünmeye çalıştıktan sonra duygusuz hale geliyor daha sonra güçlü bir şekilde ağlamaya başlıyor. Aynı anda bu duyguları ortaya koymak kolay bir şey değil. Bu doğru. O, küçük kardeşi ile telefonda soğuk bir şekilde konuşup telefonu kapattıktan sonra kendisini sakinleştiriyorken bu benim kalbimi kırıyor. Joon Young ve No Eul sokakta durup birbirlerine bakarken en çok aklıma 1. bölümün en son sahnesi geliyor. Bu sahne tüylerimi diken diken yapıyor ve senaryoyu okuduğum andan beri bu sahneyi seviyorum. Bu sahne ile Joon Young ve No Eul beni hayrete düşürdü ve dizinin başlığının neden üstü kapalı bir şekilde "Uncontrollably Fond" konduğunu anlamamı sağladı.

 

"Uncontrollably Fond" dizisindeki oyuncular arasındaki en genç olanı sensin ama kalbini açtığını duydum ve bir abla gibiydin.

Başkalarına özen göstermek konusunda eğilimli birisiyim. (gülüyor) Geçmişte, bir şeyler için mücadele ederken bile genellikle kendi kendimi sakinleştirmeye çalışırım. Son zamanlar da ise sadece her şey hakkında konuşuyorum. Birisiyle konuşurken kendi kendime rahatlıyorum. Bu hissi bildiğim içinde iyi bir dinleyici olmaya çalışıyorum.

 

Bir oyuncu olmak her zaman yeni bir karakter haline gelebilmeyi gerektiren bir meslektir. Bütünüyle bir rolü özümseyebilmeni sağlayan bir tekniğin var mı?

Elbette, oyunculuk dersleri aldım ama insanların gerçek hayatlarının anlatıldığı birçok belgesel izliyorum. Doğrudan herkesin yaşamlarını deneyim edinemem bu yüzden de bu tür belgeselleri izleyerek dolaylı yoldan deneyim edinmeye çalışıyorum. Bir kitap veya bir film aracılığı ile duyguları tam olarak hissedebilmek mümkün değil ancak belgesellerin gerçek duyguları gösterdiğini düşünüyorum.

 

Seni derinden etkileyen belgeseller var mı?

"I Want To Know This Thing" adlı belgeseli izlemek eğlenceliydi. (gülüyor) Özellikle kısa pist sürat yarışçısı Ahn Hyun-Soo hakkındaki "Human Documentary: Love 2016" adlı belgeseli izlemek zevkliydi. O kadar çok zevk aldım ki bu belgeseli birkaç kez izledim.

 

Senin de çok okuduğunu görüyorum. Melbourne’a uçarken bir kitabın tamamını bitirdiğini söylediğinde çok şaşırdım.

Uzun bir uçuşa giderken havaalanında birkaç kitap satın alırım. Bu kez, kalbimi disipline etmek için "Exercises to not react/respond" kitabını satın aldım. (gülüyor)

 

Çıkışını gençken (16 yaşında) yaptın ve şimdi bir oyuncu olarak 20’lerinin başındasın. Meslektaşların ile karşılaştırıldığında kalbin hakkında disiplin etmen gereken daha çok şey var gibi görünüyor.

Daha fazla deneyim edindikçe yaklaşımındaki tavrın hayatı daha farklı kılar.

 

Ve eğer kendi kişiliğini anlatmak zorunda kalırsan?

Bir parlak tarafım ve bir de karanlık tarafım var. Kendimle olduğum zamanlarda bazen sadece tek bir düşünce içerisinde kaybolurum. Akışına bırakmakta iyiyimdir ama çok hassas ve inatçı da oluyorum. Tek kelimeyle ben sıkıcı bir kişiliğe sahibimdir. (gülüyor)

 

Bu dizi ("Uncontrollably Fond") için bir de OST seslendirdin. Sen şarkı söylerken her zaman şaşırıyorum. Görünüşünden dolayı şarkı söylemekteki yeteneğin değerini yitiriyor.

Ben bu şekilde düşünmüyorum. Gelecekte sizlere göstermemin mümkün olacağı birden fazla kişiliğim olduğu demek istiyorum bu yüzden de bir oyuncu olarak da bir şarkıcı olarak da daha iyi olacağım. Ben bir oyuncu olmasaydım bile muhtemelen bir yerlerde zaten bir şarkıcı olurdum.

 

Oyunculuk kariyerin ve şarkıcılık kariyerinin arasından hangisini hayatının merkezi olarak seçersin?

Her ikisi de benim için aynı merkezde yer alıyor. Oyunculuk yaparken sahnede olmak ve şarkı söylemek istiyorum. Şarkı söylediğim aktivitelerdeyken de bir film projesinde yer almak istiyorum. Bu benim için jajangmyeon ve jambboong’un arasında bir seçim yapmamı sormanız gibi bir şey. Onlar hem lezzetli hem de yapması zor yemekler.

 

Melbourne’da bizimle arabadayken müzik değiştirmeden sorumlu kişi sendin.

Bir şarkı çalarken onu dinlemeden edemem. Kwon Jin-Ah ve Eddy Kim’in 'For Now' şarkısı buradaki soğuk hava ile gerçekten iyi gider. Son zamanlarda 'As One'ın yeni albümünü her gün dinliyorum. "How Does It Hurt?" ve "Don’t Wither" şarkılarını gerçekten çok seviyorum.

 

Melbourne’daki yollar hakkında ne düşünüyorsun? Burada çetin bir kış var.

Bu havadan gerçekten hoşlanırım! Tenimde soğuk havayı hissetmeyi özlemişim. Özgürce etrafta yürüdüm. Hosier Lane’nın grafitilerle kaplı olduğunu hatırlıyorum. Ah, tek bir yeri seçemediğimden bunu çok sevdim.

 

Ne zaman sana ne yapmak istediğini sorduğumuzda hayvanları görmek istediğini söyledin. Genellikle izin günlerinde neler yaparsın?

Tek başıma araba sürerim. Daha önce de yaptığım gibi müzik dinlerken Paldangdaem’a kadar tüm yollarda dolaştım. Araba sürmek bir sığınak türüdür.

 

Kulağa çok yalnızsın gibi geliyor.

Bir zamanlar bu yalnızlık ve yalnızlıktan tükenme hissini bırakmak istiyorken sadece gaza basıp gittim. Bir zamanlar bunu aşmak için çaba sarf ettim. Bunun doğru cevap olup olmadığını bilmiyorum. Bu duygular zamanla sakinleşecektir, değil mi?

 

Bir oyuncu olarak ve bir kadın olarak geleceğini nasıl hayal ediyorsun?

Gerçek bir oyuncu olmak istiyorum. "Ah, Bu kişi gerçek birisi." duygusunu oluşturmak istiyorum. Kişisel olarak da mutlu bir hayat yaşamak istiyorum. İşime odaklanmak ve deli gibi çalışmak ve ayrıca ben de evlenmek istiyorum. Hâlâ henüz emin olmasam da başkaları ile iç içe bir hayat yaşamak istemiyorum. Kendi samimiyetim içinde hayatımı yaşamak istiyorum.

 

(Bu röportaj allure dergisinin Eylül 2016 sayısı için yapılmıştır. Röportajının orijinali, tamamı ve daha fazla fotoğraf için allure’ın resmi sitesini ziyaret ediniz.)

 

Röportajın Resmi Sitesi: www.allurekorea.com/2016/08/21/…

 

Kaynak: thesunnytown.wordpress.com/2016/08/27/september-2016-allure-suzy-scent-of-an-attractive-woman-interview, allurekorea.com/2016/08/21/%EA%B3%A0%ED%98%B9%EC%A0%81%EC%9D%B8-%EC%97%AC%EC%9D%B8%EC%9D%B4-%EB%90%9C-%EB%B0%B0%EC%9A%B0-%EB%B0%B0%EC%88%98%EC%A7%80%EC%9D%98-%ED%99%94%EB%B3%B4-%EC%9D%B8%ED%84%B0%EB%B7%B0



FILM BILGILERI 7 ay önce eklendi

Tür: Haberler

YORUMLAR Yorum Yapmak Istermisiniz ?