Ji Chang-Wook [star 1 Röportajı – 20.08.2015]

❤ 0
( Yüksek Kalite )

Sadece varlıklarının bile mutlu hissettireceği insanlar vardır. Oyuncu Ji Chang-Wook etrafındaki insanlara olumlu enerji veren neşeli bir adamdır. Onunla ilk kez karşılaşmak bile 10 yıldır arkadaşınızmış gibi rahat hissettiren "çok yetenekli bir adam”dır. "Fabricated City” filminin çekimleri için birçok şehir dolaşan Ji Chang-Wook içtenlikle gülümsedi, "Seul’e geldik.” demekten bu yana uzun zaman geçtiğini belirtti. Sizlere sekiz yıllık dramatik oyunculuk kariyeri hakkında ilginç bir röportaj sunuyoruz.

gZL2v5

 

S: Bugünkü fotoğraf çekiminiz nasıl geçti?

"Birincisi çok sıcaktı. Hava güzel ama mekân (hissedilen sıcaklık) sanki Endonezya, Bali’ye gitmişiz gibiydi (gülüyor). Haha.”

S: Genelde aksesuarlara çok ilgin var mıdır?

"Ben sık sık bileklik takarım. Dışarıya çıkarken tıpkı çorap ve elbise giyer gibi doğallıkla (bileklik) takarım.”

S: Popülerliğiniz yurt dışında da büyük. Havaalanı ve fan toplantılarınızdaki fotoğraflarda hayranlarınız ile çevriliyorsunuz ve Ji Chang-Wook görülemiyor.

"MBC’nin ‘Empress Ki’ ve KBS’in ‘Healer’ dizileri yurt dışında çok iyi karşılandığından yurt dışındaki havaalanlarına gittiğimde çok fazla hayran ortaya çıkıveriyor. Onların (benim uçuş tarifemi) bilmelerini ve nasıl geldiklerine dair şaşıyorum. Bende eğer mümkünse her hayranın gözlerine bakmaya, onları tek tek selamlamaya ve onlar için imza vermeye çalışıyorum. Ama bu çok karmaşık olunca benimde görünmem imkânsız hale geliyor. Her zaman bunun için üzgünüm.”

S: Hiç unutamadığın bir hayranın var mı?

"Aksine unutulmaz hayranlarım yerine beni daha çok endişelendiren hayranlarım var. Havaalanında beni takip eden bazı hayranlarım var ve ben onlar için çok endişeleniyorum. Çünkü bu çok tehlikeli.”

S: Senin doğum günün için Temmuz ayında düzenlenen fan toplantısına bilet almanın bir savaştan farksız olmadığını duydum. Tüm koltuklar bir dakika içinde satılmış.

"1200 kişilik fan toplantısı düzenlendi ama biletler beklenenden daha hızlı satıldı ve hatta bende buna şaşırdım. Genellikle bir fan toplantısı düzenlerken, orada birçok şeyin hazırlığı olur. Ama bu kez konuk olarak yakın arkadaşlarımı çağırdım ve (*beraber şarkı) söyledik, birlikte oynadık. Tıpkı arkadaşlarınla bir doğum günü partisinde olduğu gibi (gülüyor).”

knYENA

 

S: Yakın arkadaş mı? Kimi çağırıdın?

"‘2Bic’den Jun Hyung.”

S: Jun Hyung ile nasıl yakınlaştınız?

"İlk kez gittiğimiz aynı kuaförde karşılaştık. ‘2Bic’in şarkılarını dinlerim ve onların büyük bir hayranıyım bu yüzden birlikte bir yemek yemeği önerdim. Yemekten hemen sonra aramızdaki dostluk daha da güçlendi. İkimizin de aynı yaşta olduğumuzu öğrendim. Jun Hyung, (Seo) In-Guk ve bildiğimiz bir mahalle kardeşi…dördümüz çok iyi geçiniyoruz.”

S: Ah ~ Bu oldukça beklenmedik bir kombinasyon.

"Jun Hyung sayesinde Seo In-Guk’u tanıdım. Bizim mahalle kardeşimiz gerçekten bildiğimiz bir mahalleden bir hyung (gülüyor). Ben bile bunun inanılmaz bir kombinasyon olduğunu düşünüyorum. Bizim toplandığımız yer her zaman noraebang’tır (*karaoke söylenen bir yer). Çünkü herkes çok iyi şarkı söyleyebiliyor bu yüzden noraebang’a gidince çok eğleniyoruz. Hep bir konser düzenliyormuşuz gibi hissediyoruz.”

S: Arada şarkıları kapıyor musun?

"Elbette, arada durduruyoruz ya da ikinci dize için ricada bulunuyoruz. Ben bir şarkıcı değilim, zor kısımları Jun Hyung’a ve In-Guk’a pass geçiyorum. Gelişmiş teknikler şarkıcılar tarafından ele alınmalıdır. Dün, In-Guk uzun bir aradan sonra nihayet dinlenebilmek için vakit bulduğunu söyledi ve birlikte noraebang’a gitmeyi önerdi, böylece birlikte gittik.”

S: Çok uzun zaman olmadı, sadece popüler Hallyu yıldızlarının katıldığı bir Çin variety showu olan ‘Happy Camp’a katıldınız. Nasıl geçti?

"Bu variety showu Çin’de son derece popüler. Katılacağım haberini duyunca kendimi biraz baskı altında hissettim. Ben ne variety için uygun olacak nitelikteyim ne de ilgincim. Ama neyse ki, sunucu bana nazik davrandı böylece doğallıkla üstesinden geldiğimi düşünüyorum.”

S: Kore variety showlarına sık sık katılmalısınız. Merak ettiğimiz Ji Chang-Wook hakkında pek çok şey var.

"Hala variety showlarından biraz korkuyorum. Aslında, hatta benim önceki katıldığım MBC’nin ‘Radio Star’da (Yoo) Jun-Sang hyung tarafından zorla show’a katıldım. Talk showlardan çok korkuyorum. İyi konuşamam ve de komik birisi değilimdir. Variety showlarında bedeni kullanmak daha yerinde bir tutumdur. Ben sadece oraya giderim ve ne olursa olsun daha çok başarılı olmak zorundayım. Ah, ama bu konuda düşünmek, ben iyi olduğumu sanmıyorum. Bir keresinde SBS’in ‘Running Man” programına katıldım ve o zaman neredeyse ölüyordum. Çünkü bu gerçekten yorucuydu. Eh, kolay bir şey yok. Haha.”

S: Bugünlerde ‘Fabricated City’ filminin çekimleri ile meşgul olduğunu duydum. Ne tür bir film bu?

"Hapishaneye gönderilen suçlunun daha sonra gerçek suçluyu bulmak için hapishaneden kaçmasını anlatan bir hikâye. Türü suç aksiyon ama göründüğü kadar karanlık bir film değil; filmde neşeli sahneler de var.”

S: Shim Eun-Kyung, Oh Jung-Se ve Ahn Jae-Hong gibi yetenekli oyuncularla çalışıyorsun ve bunun için şimdiden büyük beklenti var. Gerçekte filmin seti nasıl?

"Diziler ile karşılaştırıldığında filmler yavaş sahnelenir ve her sahne daha uzun sürede çekilir bu yüzden düşünebilmem için ve daha iyi iş çıkarabilmem için daha fazla vaktim oluyor. Setin atmosferi yönetmen olarak uyum içinde ve diğer oyuncuların sevimli kişilikleri var.”

S: Bu bir filimdeki ilk başrolün. Bu süre zarfında birçok teklif almış olmalısın.

"Bir film seçerken oldukça dikkatliyimdir. Bu konuda birkaç kez yapımı iptal edildi bu yüzden uzun bir süre düşündükten sonra seçimimi yaptım.

S: Ji Chang-Wook hakkında konuşurken müzikalleri es geçemiyoruz. Hatta aynı anda "The Days” müzikalinde ve ‘Healer’ dizisinde rol aldın bu yüzden buna büyük bir bağın var gibi görünüyor.

"Gerçekten performansları yapmaktan zevk alıyorum. Ben bir oyuncunun en çok saygı gördüğü yerin sahne olduğunu düşünüyorum. Çünkü sizi kimse durduramaz veya rahatsız edemez. Bende seyircinin tepkisini yakından hissedebiliyorum.”

S: Diziler ve müzikaller için oyunculuk tekniği ve sesin tonu birbirinden farklıdır. Bu zor değil mi?

"Oyunculuğun temelleri aynıdır ama kişiliği biraz farklıdır. Sahnede, eylemler daha büyük ve daha farklı olmalıdır. Çünkü seyirci çok uzaktadır. Ayrıca konuşmanda, tonlamanda veya vücut temposunda eylemler iyi ifade edilmelidir ki seyircinin onları hissetmesi mümkün olabilsin. Ama dizilerde veya filmlerde fazla bir eyleme gerçek anlamada ihtiyaç yoktur. Bunların her birinin de artıları ve eksileri var gibi görünüyor.”

S: Müzikaller yapmaya devam etmen gerek.

"Evet, bunu yapmaya devam edeceğim.”

S: KBS2’nun ‘My too Perfect Sons’dizisinde Song Eun-Chae, KBS1’nın ‘Smile Again’ dizisinde Oh Ji-Eun, MBC’nin ‘Empress Ki’ dizisinden Ha Ji-Won ve KBS2’un ‘Healer’ dizisinden Park Min-Young’tan bu güne kadar baktığımız çalışmalarında birlikte çalıştığın bayan oyuncuların çoğu senden daha büyük.

"Kendimden büyük bayan oyuncularla çalışmak için ısrar etmedim ama nedense bu şekilde çalışmalarım oldu. Gerçektende, SBS’in "Five Fingers” dizisinden (Jin) Se-Yeon-ie ve ‘Fabricated City’ filminden Eun-Kyung-sshi hariç diğer çalışmalarımda hepsi benden büyüktü.

 

8DEPon

 

S: Neden Shim Eun-Kyung’a "Eun-Kyung-sshi” diye hitap ediyorsun?

"Hala birbirimizle yakınlaşmış değiliz…her zaman kendimden büyük insanlarla oyunculuk yaptım. Bu yüzden birlikte rol aldığım gençlere karşı nasıl davranacağımı bilemiyorum. Bu çok garip. Yani ben şimdi Eun-Kyung-sshi ile beraber son derece garip olduğum bir aşamadayım. Herkes birbirine daha yakın olabilmek için çalışırken can sıkıcı bir biçimde sorular soruyor ve ben de onunla yakınlaşmak için bir fırsat kolluyorum.”

S: Senin için en unutulmaz oyuncu kimdi?

"Ha Ji-Won noona! Ji-Won noona okulumda kıdemliydi ve benden çok daha fazla kıdemli olarak başlangıçta ona yaklaşmak çok zordu. İlk başta ona ne söylemem gerektiği konusunda çok düşündüm. En sonunda "Sunbae, benim okulumda kıdemliydin.” dedim. Ama noona sadece "Evet” diyerek beni şaşırttı. Çünkü beklediğim cevaptan çok farklıydı. Hahaha. Aslında, onun "Ah gerçekten mi?""Profesörün kimdi?""Yani sen benim çaylağım mısın?” gibi bir cevap bekliyordum bu yüzden o sadece "Evet" derken çok bocaladım. O andan itibaren zihinsel bir çöküş yaşadım. Hatta, "50 bölümlük bir projede yer alacağız, bu büyük bir sorun.” ve "O gerçekten okulu sevmiyor mu?” diye düşündüm (gülüyor). Neyse ki birlikte rol alacağımız birçok sahne vardı. Bu yüzden çok hızlı bir şekilde yakınlaştık. O zaman hakkında düşünmek sersemletiyor.”

S: Aslında, Genç, aynı yaş veya daha büyük olanlardan hangisi Ji Chang-Wook’un tarzı?

"Yaş hakkında titiz değilimdir. Ne de belirli bir ideal tipim vardır.”

S: Ne tür kadınları tercih edersiniz?

"Eğer görüşürsek ve neşelendiren iyi uyumumuz olursa bu iyi. Bu oldukça belirsiz ama konuşurken eğer neşeli olursak ve belirli bir şekilde uyuşursak öncelikle onun için iyi duygular besleyeceğimdir. Eğer doğru dürüst bir görüşme olmazsa ve eğer durum garip bir hal alırsa o zaman ne kadar güzel olursa olsun kendimi rahatsız hissedeceğimdir.”

S: "ilk görüşte aşk” sözü muhtemelen Ji Chang-Wook için geçerli değildir.

"Bu konuda düşünürsem öyle görünüyor ki ben hiç ilk görüşte aşık olmadım. Eğer yanımda gerçekten güzel birisi varsa elbette gözlerimi ondan alamam. Bende insanım. Ama bu kişi ile görüştükten sonra o aradığım kişi değilse, onun kesinlikle aradığım kişi olmadığını düşünürüm.”

S: Senin filmografine baktığımızda, dinlenmeden sürekli çalışıyorsun. Arada hiç sıkıntı yaşadın mı?

"‘Smile Again’ dizisinin çekimleri duygusal olarak zordu. Her gün oyunculuk yapmama rağmen yeteneğimin olmadığını hissettim ve hiçbir şey çalışmamış gibiydim. Pratik yaparken iyiydim kamera önündeyken berbattım. Yani ciddi olarak başka iş bulmayı düşündüm. Aklımdaki duyguyu ortaya çıkaramıyordum.”

S: Ama sonunda, ‘Smile Again’ dizisi işin başarılı bir parçası oldu değil mi? İzleyici reytingleri yüksekti.

"Dizi başarılı oldu. İzleyici reytingleri de iyiydi. Ama ne olursa olsun reytinglerin, benim perişan görüntümün üstesinden gelmesi zordu. Eskiden hırslı birisiydim ama ne istediğimi ifade edemedim.”

S: Bu sıkıntıyı nasıl aştınız?

"Sunbaelerimin oyunculuklarını gözlemleyebilmek için çok çaba sarf ettim. Bir sunbae beni teselli etti ve "Yetenekli oyuncu yoktur. Her şey sıkı çalışma ile mümkündür.” dedi. Dinlediklerim beni cesaretlendirdi ve zihnimi toparlamamda yardımcı oldu. Eğer ben bir oyuncu değildiysem doğrusu yapacak başka bir şey yoktu (gülüyor).

S: Proje seçimlerin için bir kriterin var mı?

"Üç şeye bakarım. Gerçi hepsi öznel nedenler. İlk olarak, senaryo ilginç olmalı, rolüm çekici olmalı ve o rolü üstlenmek için kendime güvenmeliyim. Bazen senaryoyu okuduktan sonra ne kadar ilginç olursa olsun rol için emin olamam. O zaman gerçekten çalışamam. Ama bazen sadece senaryoya baktığımda projede kendimi oyunculuk yaparken hayal ediyorum. Sonra hem kendime güveniyorum hem de çekimler sırasında daha kolay performans sergiliyorum.”

S: Bulunduğunuz projeler arasında en çok memnun kaldığınız üç proje hangisi?

"’Five Fingers’, ‘Empress Ki’ ve ‘Healer’. Öncelikle ‘Five Fingers’ dizisinde, stresli olduğum zamanlarda kötü karakteri canlandırmanın da bir fırsatı olarak karakter gereği bağırarak ve tekmeleyerek stres atıyordum. Yani benim için unutulmaz oldu. ‘Empress Ki’ dizisinde ise, aklımdaki karakter portresini canlandırabildim ve ifade etmek istediğim ne varsa dışarıya vurabildim. Özellikle izleyicilerden övgü almak beni oldukça memnun etti. Son olarak ‘Healer’ dizisinde, senaryo bana tam bir güven verdi böylece başından itibaren doğru bir tercih olduğunu hissettim. Sonuç olarak da iyiydi.”

S: ‘Smile Again’ dizisinden sonra oldukça uzun bir zaman herkes seni "Donghae” olarak çağırdı. Zaman içinde Ji Chang-Wook adı canlandırdığınız karakterlerin adları tarafından etkisiz hale gelmeye başladı. Bu durum hangi dizi ile başladı?

"‘Smile Again’ dizisinden sonra insanlar beni "Donghae” olarak çağırmaya başladı ama SBS’in ‘Warrior Baek Dong Soo’ dizisinden sonra bu oran azalarak %70 civarında "Donghae” ve %30 "Baek Dong Soo” oldu. Ama ‘Empress Ki’ dizisinden sonra ‘Donghae’ tamamen gitmişti. Ama yinede nadiren de olsa bazı insanlar bana "Donghae” diye sesleniyor.”

 

knYGXm

 

S: Sana "Donghae” diye seslendikleri zamanlarda ciddi bir şekilde adını değiştirmeyi düşündüğünü duydum.

"Gerçekten (düşündüm). Çünkü insanlar bana sürekli "Donghae” diye sesleniyorlardı. Ben artık ‘Donghae’ karakterini canlandırmıyordum ama insanlar bana "Donghae” diye seslenmeye devam ediyordu. Bu yüzden eğer benim için iyi olacaksa adımı ‘Ji Donghae’ olarak değiştirmeliyim diye düşündüm. Ama diğer dizilerimden sonra zaman geçtikçe ‘Donghae’ unutuldu.”

S: Uzun bir süredir şimdiki çalıştığınız personel üyeleri ile çalıştığınızı duydum. Aynı zamanda menajerin sınıf arkadaşınmış.

"SBS’in ‘Warrior Baek Dong Soo’ dizisi çekilirken yönetim ajansı sadece ben ve başkandan oluşuyordu; sadece ikimiz. Bir menajerim yoktu yani çok yorucu oluyordu. Bu yüzden şimdiki menajerim olan arkadaşıma kancayı taktım. Ona, "Ehliyetin var mı?” diye sordum o, "Yok” dedi. Bu yüzden ona, "O zaman bir tane getir” dedim ve o hemen bir ehliyet almak için gitti. Çok geçmeden, dizi setine yanımda götürmeye başladım. Böylece benim menajerim olarak çalışmaya başladı. İlk başlarda arkadaşım çok sıkıntılar çekti. Çünkü büyük bir minibüsün sürücülüğünü yapıyordu ve işi öğrenmek zorundaydı. "Changwook-ah, D ne demek?”,"DAY – sahne günü”"Sonra, N ne demek?”"NIGHT, gece sahnesi” … Kendisine bu şekilde tek tek açıklamak zorunda kalıyordum ve ona öğretiyordum.”

S: Şimdi baktığımızda ikinizin arasında özel bir ilişki var gibi görünüyor. Şüphesiz, ikinizin arasında herhangi bir mücadele yoktur.

"Başlangıçta birbirimizle çok kavga ettik. Ama şimdi kavga etmiyoruz. Çünkü birbirimizin en iyi arkadaşıyız. Bu yüzden birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Ama son zamanlarda bu konu hakkında mutsuz olduğum birkaç şey var. Arkadaşım, oldukça iri ve setlerde sık sık görünmüyor. Ben çalışarak terlerken o Gangnam’da kahve içiyor ve bir buluşmaya katılıyor (gülüyor).”

S: Bir röportajında, bir projede çalışırken amacının izleyici reytinglerinden daha çok (odaklanma) personel ile yakınlaşmak olduğunu söylemiştin. Bu sözler derin bir etki bıraktı.

"Aslında, yalnızca benim yapabileceğim iyi bir gösteri veya bir şey yoktur. Eğlenmek ve iyi anılar elde etmek için insanlarla çalışıyorum bu daha iyi değil mi?”
 

S: Şimdiye kadar seninle konuşurken, tamamına bakıldığında, rahat olmak için çaba sarf ediyor gibi görünüyorsun.

"Bu doğru. Haha. Rahat olmak en iyisidir.”

S: Rahat olmak iyidir derken bir şekilde ev kuşu gibi görünüyorsun.

"Yanıldın. İstirahat günlerinde, kesinlikle dışarı çıkarım. Ama son zamanlarda bir köpek yavrusuna bakıyorum. Bu yüzden evde normalden daha fazla vakit geçiriyorum. Önceki zamanlarda, istirahat günlerimde arkadaşlarla buluşmak için dışarı çıkardım. Ama köpeğin dışkısını temizlemekle ve onu yıkamakla meşgul oluyorum bu yüzden sık sık dışarı çıkamıyorum.”

S: Son zamanlarda en çok meşgul olduğun şey ne?

"Baktığım köpek yavrusu. Çünkü onun yanında kalmam ve ona iyi bakmam gereken bir zamanda.”

S: Eğer bir oyuncu olamasaydın, şimdi ne yapıyor olurdun?

"Bir ofis çalışanı? Herhalde sadece herkes gibi üniversiteye giderdim ve yüksek lisans yapardım, kendime zar zor bir iş bulurdum ve daha sonra bir şirkette çalışmaya başlardım.”

S: Okuldayken çok az çalıştığınızı duydum.

"Okuldayken iyi olmakta veya çevremdeki insanların beni iyi bir öğrenci diye adlandıracakları biri olmakta iyi değildim. Bu yüzden sadece idare edebilmek için çalıştım. Yaşamımda asıl önemli olanın üniversite olduğunu düşündüm. Başarı olduğunu düşündüm. Ama büyüdükçe, kendi başıma düşünebildiğim bir yaşa geldiğimde okumanın her şey olmadığını fark ettim. Ben okul birincisi veya ikincisi hiç olmadım ve Seul Üniversitesine gidebilmek için sadece bir parça yapıyor olmak yeterli değildi bu yüzden ilgimi kaybettim. Yapabileceğim ilginç şeyler aramaya başladım böylece bu arayışım bir oyuncu olmakla son buldu.”

S: Bugün Hallyu Yıldızı Song Seung-Heon ile Çinli oyuncu Liu Yi Fei’nin sevgili olduğu ile ilgili haberleri duyunca şaşırdım. Sınır ötesi romantizm Hallyu Yıldızı Ji Chang-Wook için de mümkün mü?

"Eğer bu kişi ile iyi uyuşursam ve iletişim kurabilirsem, bunun gayet mümkün olabileceğini düşünüyorum.”

S: Sıkça "gangster omuzlar” veya "Pasifik Okyanusu omuzlar” olarak adlandırılan bir notada da çok iyi bir fiziğe sahipsin. Eğlence için herhangi bir egzersiz yapar mısın?

"İnsanlar ağırlık kaldırdığımı düşünüyor ama pek fazla ağırlık çalışmam. Bunun yerine, futbolu severim bu yüzden sık sık (futbol) oynarım.”

S: Senin tek çocuk olduğunu duydum. Ailen için nasıl bir evlatsın?

"Dürüst konuşmak gerekirse iyi bir evlat değilim. İyi bir evlat olmak istiyorum ama istediğim çıkış yolunu açamıyorum. Öncelikle, onları sık sık göremiyorum çünkü zamanım olmuyor. O yüzden onlar bazen üzülüyor.

S: Bu yıl 29 yaşındasın (Not: Kore yaşıdır. Normalde 28 yaşındadır.). Birkaç ay daha sonra 30 olacaksın. (yaşındaki) İlk rakamının değişecek olması sana ne hissettiriyor?

"Gerçekten hiçbir fikrim yok. Çünkü yaşlanmak konusunda endişe eden birisi değilimdir. Sadece yine bir başka yıl daha geçti diye düşünüyorum. Sanki ben hep bu yaştaydım (gülüyor).

S: 10 yıl sonra, Ji Chang-Wook nasıl biri olur?

"Büyük ihtimalle hala oyunculuk yapıyor ve şimdiki gibi arkadaşlarıyla buluşuyor olacaktır? Aslında, bu şekilde yaşamak benim dileğim (gülüyor).

yLnNN0

Röportajın Resmi Kaynağı: atstar1.com/view.php?uid=201508191638307910

Kaynakları: jichangwookkitchen.com/2015/09/04/magazine-star1-september-2015-issue-twenty-nine-ji-chang-wook, atstar1.com/view.php?uid=201508191638307910



FILM BILGILERI 7 ay önce eklendi

Tür: Haberler

YORUMLAR Yorum Yapmak Istermisiniz ?