So Ji-Sub, “Oh My Venus” Dizisi ve Günlük Hayatı Hakkında Konuştu [star1 RÖPORTAJI – Şubat 2016]

❤ 0
( Yüksek Kalite )

So Ji-Sub, star1 dergisinin Şubat sayısı için fotoğraf çekimlerine katıldı ve fotoğraf çekimlerinin ardından en son rol aldığı "Oh My Venus” dizisi ve günlük hayatı hakkında konuştu.

4r9poq

Yarından itibaren, o ofise tekrardan gitmeye başlayacak. Yataktan kalkacak, pirinçleri yıkayacak, çorba yapacak, masaya yan yemekleri yerleştirecek ve pilav pişirici bir noktada "pirinçler iyi pişti.” diye haykıracak. Ofisine gitmeden önce, kendi elleriyle hazırladığı kahvaltısını yapacak. O, bir süre dizi çekimlerinde yer almayacağından muhtemelen böyle şeyler yapacağı tahmin ediliyor.

Çünkü o benim şirketim. Oyunculuk yapmadığım zamanlarda, haftanın 5 günü ofise giderim. Ofise gitmeden ilk önce egzersiz yaparım. Ve ofisten çıktıktan sonra da egzersiz yapmaya giderim. Bu zamanlarda, asla terk etmediğim iki şey, ofise gitmek ve egzersiz yapmaktır.

O, KBS’in "Oh My Venus” dizisinin çekimleri bittikten sonra bizimle bir buluşma gerçekleştirdi. O, dizinin bittiğini henüz idrak edemediğini söyledi.

Acaba, dizinin bittiğini idrak edebilmem için dizinin yayınlanmadığını görmeye mi ihtiyacım var. Şuan, hâlâ, biraz şaşkınlık yaşıyorum.

O, birçok romantik-komedi türünde rol alarak, kendi kendine optimize ederek oyunculuğa olan bağlılığını kanıtladı. Shin Min-A’nın gözlerinin içine yavaşça bakarken bıçaktan daha keskin kaslı vücuduyla, çekici dudakları ile yaklaşan birisine kim karşı koyabilir ki? …

"Oh My Venus”, çekimlerinden gerçekten çok zevk aldığım bir dizi. Diğer dizilerden biraz farklı oldu. Ona ne denirdi? Makjang? (**Maknang, K-dramalarda ilginç ve saçma olaylarla reytingin/izleyicinin arttırılmasına denir.) Bunun gibi etkili içerik veya iyileştirme olmadı. Tabi ki de, bir diyet teması vardı. Ama dürüst olmam gerekirse, sadece iki karakter arasındaki aşk hikayesi ile 16 bölümü nasıl sürdüreceğimizi merak ettiğim için dizi setine giderken endişeliydim. Müteşekkirim ki, birçok kişi bunu izlerken zevk aldığını söyledi ve bundan dolayı bende çekimlerden çok zevk aldım.

Ne olursa olsun, onun karakteri ile Shin Min-A’nın karakteri arasındaki gerçek aşkın ve acının yer aldığı ilişkiyi unutmak kolay olmayacak. İzleyiciler, onun sevimli sözlerle gösterdiği romantizmi izlerken onunla güldüler, daha sonra onların kalplerinin çok kırıldığını gerçekten hissettiler.

Minah için şunu söylemek istiyorum ki o iyi bir iş çıkardı/sıkı çalıştı. O, gerçekten rolünü üstlendi. Özellikle makyaj efektleri ile… İlk başlarda çok zor anlar yaşadı, daha sonra zaman geçtikçe onun bundan zevk aldığını fark ettim. Onun çekimlerini izledim ve eğlenceli bir oyunculuğa sahip olduğunu gördüm, o gerçekten güzel görünüyordu. Onun danışmanı olarak yer alan personeli, ben de dâhil olmak üzere, bu veya bunun için onunla cana yakındık.

Bir TV’de konuk olan birisi onun yaşını tahmin edemedi ve 20’li yaşlarda olan Sung Hoon ve Henry ile oyunculuk yaparken onlardan sadece 3 ve 4 yaş büyük bir hyung gibiydi. Ancak o, bu yıl 40 yaşına (**Kore Takvimine göre 40 yaşına girecek, miladi takvimine göre 39 yaşına) basacak. O, 1995 yılında çok ünlü bir marka olan Storm için modellik yaparak ilk çıkışını yaptı. 1997 yılında ise "Three Men, Three Women” durum komedisi ile oyunculuğa adım attı bu yüzden 19 yıldır oyunculuk sektöründe. 40 yaşında olmak ona ne anlam ifade ediyor?

40 yaşı… Tamamen farklı hissetmeme rağmen bunu doğrusu idrak edemiyorum. Her zaman yaşlanmaktan zevk aldım. Yaşlanmak, bunu açıklamak için doğru bir ifadedir. Bir oyuncu olarak, konuşulmuyor ya da gözler önüne serilmiyor olsa da yaşlanılırken sadece bunun doğal olarak ifade edilen bir şey olduğunu düşünüyorum. Daha çok çevremdekilerden "şimdi sende 40 yaşındasın.”ı duyuyor olsam da bunu hissettiriyor. Aslında yaşın önemli bir şey olduğunu sanmıyorum.

So Ji-Sub, 40 yaşına doğru ilerlerken, o, yarı tatlı "The Master's Sun” ve "Oh My Venus” dizilerini çekti. O, çıkışını yaptıktan sonra, çoğunlukla ağır ve ciddi projelerde yer aldı ama daha çok canlandırdığı karmaşık rollerden sonra birkaç yıldır biraz daha farklı bir yolda yürümeye başladı. Sevimli, parlak, yumuşak…

Hm… Genç izleyicilerin beni eğlenceli, parlak ve genç bir oyuncu olarak düşündüklerini düşünüyorum. Romantik-komedi türünde rol almamın sebebi, o tür için uygun bir ruh haline sahip olduğumu ve bir bağlantım olduğunu hissetmem. Bu yüzden de "The Master's Sun” ve "Oh My Venus” dizilerinde yer aldım. Önceleri karanlık ve ağır karakterleri canlandırmakta ısrar etmiştim. Zihnim o zamanlar bu tip duygularla dolu olduğundan karanlık projelerde yer almıştım. Daha sonraları bir oyuncu olarak, bunaldığımı hissettim. Benim bile oyunculukta bir düşüş yaşadığım zamanlar oldu. Bu nedenle de biraz daha parlak bir enerjiye sahip olmak için istekli hale geldim.

Yine de, tüm bu zaman boyunca So Ji-Sub "doğal/doğru” oldu. Sonuç itibari ile dizi bitti, o kendisini biraz daha fazla özgür hissetmiyor mu? Bir kere daha bir dizinin çekimleri bitti, So Ji-Sub’un günlük hayatı nasıl? Genellikle günlük hayatında neler yaptığını merak ediyorum.

Eğer programıma bakacak olursak, sabahları uyanıp kahvaltımı yaptıktan sonra ya egzersiz yaptığımı ya da ofisime gittiğimi söyleyebilirim. Sonra evime gelirim. Bunun haricinde bir şey yaptığımı düşünmüyorum. Ev, egzersiz yapmak, iş, ev… Bir projede çekimlerim olmadığı zaman çoğunlukla ofisimde olurum.

Evet, o, bir şirketin sahibi ama o "çok” sıkı çalışmıyor mu? Şirketin çalışanlarının sayısı her zaman artarken o, onların morallerini yüksek tutmak zorunda ve bir projenin çekimleri tekrar başladığında da sıkı çalışmak zorunda.So Ji-Sub’un şirketinde çok sıkı çalışmasının sebebi nedir?

Çünkü o benim şirketim… Ofise giderken ne yapacağımız hakkında konuşmak için giderim. Çoğunlukla temsilcimiz ile görüşürüm ve bu her bir ofis çalışanı ile geçerli olan bir ilişkidir. Onların bana söylemek zorunda olduğu bir şey varsa doğrudan bana gelirler ve bunu onlarla görüşürüz. Bana çalışanlarımın benim gibi olup olmadığını sorarsanız? Bilmiyorum… Hahaha… Onlar her zaman neşeli gibi değiller ama onların çoğu benim gibi hissediyor mu? Hahaha.

İş için çalışmayı bir kenara koyduğumuzda, çalışmak onun günlük hayatında yaptığı tek hobi olarak görünüyor. O, egzersiz yapmadığı zamanlarda bedeninin ağrıdığını söyledi.

Uzun süredir egzersiz yapan insanların bir süre sonra eklemlerinde bazı sorunlar çıkıyor gibi görünür. Eklemlerimin bazı kısımlarında sorunlar çıkmıştı. Bu yüzden de bunu düzeltmek için egzersiz yapmaya başladım. İnsanlar bana, "Vücudunda ağrılar varken nasıl egzersiz yapabiliyorsun?” diye sordular, ancak ben ağrıyana kadar egzersiz yapmalıydım. Vücudumun bu bölümüne odaklanmalıydım ve bu tür bir hedefe sahip olmalıydım ve benim için egzersiz yapmak bedenimi korumaktan daha iyi olduğundan vücudumu daha iyi yönettim. Böylece egzersiz yapmak benim günlük hayatımın bir parçası haline geldi.

Bizden farklı mı besleniyor? Yediği yemeğin kaliteli olduğuna nasıl emin oluyor veya bildiği bazı özel besinler var mı?

Evde olduğum zamanlar, yemek yapmayı denerim. Kızarmış tavuk veya pizza gibi şeyleri evde yapmak zor olduğundan onları bazen eve sipariş veririm. Diğer yaptığım yemeklerin de yenilebilecek kadar iyi olduğunu düşünüyorum. Hahaha. Gittikçe daha hızlı yemek pişiriyorum. Dizilerin ilk yarısına kadar formda kalmak zorunda olduğumdan dizi setine giderken yanımda öğle yemeği kutusu götürürüm.

Ona, bu yeni yıl için planlarını ve beklentilerinin ne olduğunu sorduk.

Bu yıl, bazı hoobaeleri (**Kore'de herhangi bir işte deneyimli olan kişilerin deneyimsiz olanlara seslenme şeklidir.) izlemeyi düşünüyorum. Zamanı geldiğinde yalnızca bir oyuncu olmanın her şey olmadığını düşünüyorum. Ya oyuncular ya da ilk kez oyunculuk yapacak olan çaylaklar oluşturabilirsin, benim için hiçbiri fark etmez. Yükselmesi için iyi bir arkadaşa yardım etmek istiyorum.

Hey, ben bu konudan bahsetmiyorum. Ne iş, ne oyunculuk, ne de onun sahip olduğu şirket hakkında. So Ji-Sub’un, adam olarak, gelecek yıldan hiç beklentileri yok mu?

Ah. Lütfen biriyle çıkmayı da yazınız. En son biri ile çıktığımdan bu yana uzun zaman olduğundan artık biraz aşka ihtiyacım olduğunu düşünüyorum. Ve eğer birisi ile buluşursam iyi anlaşmak da? Elbette, ben de evlilik hakkında düşünüyorum. Biriyle çıkmak ve evlenmek istiyorum. Ben de çocukları severim, eğer evlenirsem mümkün olabilirse ben de çocuk istiyorum. Ancak, çevremdeki bekar insanların yarısı teker teker evlendiğinden bu biraz sorun teşkil ediyor.

star1 dergisinin yaptığı röportajın orijinali ve daha fazla fotoğraf için resmi sitesini ziyaret ediniz.

 

Röportajın Resmi Sitesi: atstar1.com/view.php…

 

Kaynak: thesunnytown.wordpress.com/2016/03/03/february-2016-star1-so-ji-sub-interview, atstar1.com/view.php?uid=201601221531176310 



FILM BILGILERI 7 ay önce eklendi

Tür: Haberler

YORUMLAR Yorum Yapmak Istermisiniz ?